• BIRBIRLAR

Sakız Adası | Chios Gezi Rehberi

Updated: Dec 25, 2018

Yunanistan’ın en büyük beşinci adası olan Sakız (Chios), Türkiye’ye sadece 6 km uzaklıktadır. Adanın hemen hemen birçok yerinde damla sakızı ağacı vardır ve ismini de buradan almaktadır.

Buraya sadece muhteşem denizine girmek için değil, ayrıca Ortaçağ’dan kalma köylerini görmek için de gelmelisiniz.

Eğer siz de temiz ve sakin bir tatil geçirip, plajlara Alaçatı’da veya Çeşme’deki gibi deliler gibi para ödemek istemiyorsanız, bizce hemen arabanızı parkedin ve deniz otobüsüne binin. Tatil boyunca İzmirlilerle tanıştık. Hepsi de aynı şeyi söylüyordu, kur farkına rağmen burası Türkiye’den çok ucuz. Özellikle Alaçatı ve Çeşme’de arabayı park ettiğiniz anda taksimetre açılıyor ve dünya kadar para ödüyorsunuz günün sonunda. O kadar giriş parası ödedikten sonra da hadi öğleden sonra da şuraya gidip denize gireyim diyebileceğimiz bir lüxünüz olmayabilir.


Biz Sakız Adası’nı Nereyekaçsak’ta Orçun’un yazısıyla keşfetmiştik ve hemen kendimize bir plan yapıp, Eylül ayındaki tatilimiz için yolla çıktık=)


Sakız Adası’na nasıl gidilir?


Araba ile direkt İzmir-Çeşme’ye kadar geldik. Karşıya arabalı feribot ile geçmek yerine, arabayı otoparka bırakıp deniz otobüsüyle geçtik. O dönem aracımızın yurtdışına çıkıp evrakları tamamlanmamıştı, biz de adadan araba kiralamaya karar verdik.

Sakız ve Çeşme


Çeşme’den Sakız Adası’na ERTÜRK Lines ile geçtik. Biletimizi önceden şuradaki linkten aldık: Ertürk. Gidiş – dönüş kişi başı yaklaşık 30 Euro ödedik ve yolculuğumuz yarım saatten az sürdü.

Sakız Adası


Adaya indiğimizde de daha önce internetten rezervasyon yaptığımız aracımızı hemen limanın karşısındaki AEGEAN ATSALIS’ten aldık. 5 gün için 125,50 Euro ödedik. Eğer rezervasyon yapmasaydık çok daha fazlasını ödeyecektik, aracımızı teslim alırken bunu direkt hissettik =)


Sakız Adası’nda nerede kalalım?


Sakız adasında Megás Limniónas bölgesinde konakladık. Aslında burası adanın en popüler tavernalarının olduğu bölge. Burada, Stroubis Studios-1 de 4 gece 5 gün için toplamda 152 Euro ödedik. Sahibi olan Georgia o kadar tatlı bir kadındı ki, Sakız’ın uzolarını sevdiğimizi söylediğimizde bize direkt uzo hediye etti. Odamıza dondurma getiriyordu, ayrıca hiçbir ücret almadan geç check-out yapmamızı sağladı.

Odamızın Manzarası


Sakız Adası’nın denizi nasıl?


Sakız Adası’nın denizi tek kelimeyle muhteşem… Burada neredeyse her bulduğumuz güzel koyda denize girdik ve adanın tadını çıkardık…

Sakız Adasında Gittiğimiz Plajlar


Ayia Dynami Plajı


Sakız adasının güneyinde yer alan, galiba en çok sevdiğimiz plaj. Burası bir koy ve öyle organize bir plajı yok. Yukarıdaki kilisenin bahçesine arabanızı park ediyorsunuz, hafif yokuştan aşağıya iniyorsunuz ve karşınızda turkuaz renkli bir deniz. Çok bakir. Buradan ayrılmak istemedik, ama yeni yerler keşfetme duygumuzla ve acıkmamızla yollara attık kendimizi.

Ayia Dynami Plajı


Karfas Plajı


Karfas Plajı adaya geldiğimiz gün hadi çok yakınımızda gidip görelim dediğimiz ve adada ki en sevmediğimiz plaj. Kumluk organize bir plaj ama denizi o kadar kaliteli değil.


Karfas Plajı


Elinda Plajı


Yukarıdan geçerken Elinda’nın muhteşem koyuna hayran kalıp hadi bir inip bakalım dediğimiz yer. Sabah çok erkendi ve bizden başka denize giren kimse yoktu. Sadece kenarda 2-3 çadır vardı ve onlarda uyuyorlardı.

Elinda Plajı


Sahili taşlık ve açıldıkça denizin dibinde bir sürü süngerler gördük. Sanki bu su da tek başımıza olduğumuzdan dolayı birazcık ürkmüştük.



Elinda Plajı


Lithi Plajı


Karfas’tan sonra gittiğimiz ikinci organize plaj. Burada, hemen hemen tüm Yunanistan’da olduğu gibi, şezlong ücreti ödemiyorsunuz. Sadece bir Frappe (soğuk kahve) içmeniz yeterli oradaki şezlongları kullanmak için.


Lithi plajını sevdik, kumluk ilk önce sığ bir deniz, ilerledikçe de derinleşen tertemiz bir su. Çocuklu aileler burayı tercih edebilirler çünkü denizin yaklaşık 4-5 metresi çocuk havuzu boyunda.


Etrafta ise bir sürü tavernalar var. Bunları yeme içme bölümünde bahsedeceğiz =)


Lithi Plajı


Mavra Volia Plajı


Volkanik siyah taşlardan oluşan bu plaj adanın görülmesi gereken yerlerinden bir diğeri. Denizin rengi bu siyah taşlar sebebiyle koyu fakat su tertemiz. Organize bir plaj yok, havlunuzu serip denizin ve ortamın keyfini çıkarabilirsiniz.


Mavra Volia Plajı

Mavra Volia Plajı


Komi Plajı


Mavra Volia plajına çok yakın olan Komi Plajı, yanyana organize plajların olduğu bir yer. Buranın etrafı tavernalarla dolu ve genç nüfus burada diğer yerlere göre oldukça fazla.


Burada da şezlong ücreti yok, yediklerinizin veya içtiklerinizin ücretini ödüyorsunuz. Zaten her şey ekonomik, özellikle Çeşme’de takılıp karşıya geçenler için “bedava” bile denebilir.


Megás Limniónas Plajı


Kaldığımız yerin hemen altında, küçük ama harika denizi olan organize plaj. Buraya döneceğimiz gün uğramıştık. Kahvelerimizi içip, denize girdik. Sonra adanın denize el sallayıp geri dönüş yoluna koyulduk.

Megás Limniónas Plajı


Sakız Adası’nda nereleri gezelim?


Plajlarından etkilendiğimiz kadar köylerinden de oldukça etkilendik. İnsanlar burada resmen Ortaçağ’dan kalma evlerde yaşıyorlar ve hiçbir yerin ortamını bozmuyorlar.

Sakız Adası’ndaki Köyler


Mesta


Köyün dışına arabamızı park ettik ve korunaklı Mesta köyünün girişinden köyün daracık, labirent sokaklarında dolaşmaya başladık. Mesta köyüne girebilmek için iki kapıdan birini kullanmak gerekiyor. Tehlikeli durumda, korsanlardan korunmak için, bu kapılar kapatılıyormuş. Zaten tüm köyün üzeri de kapalı ve güvenlik bu şekilde sağlanıyormuş. Köyün her bir köşesinde gözetleme kuleleri de yer almaktadır. Şimdilerde bu kuleler ev olarak kullanılmaktadır. En büyük kulesi de kilise olarak kullanılmakta.

Mesta


Mesta


Olimpi


Mesta’dan sonra bir sonraki durağımız Olimpi’ydi. Zaten bu iki köy birbirlerine çok yakın, yaklaşık 7-8 dakika’da arabayla ulaşabiliyorsunuz.


Bu köy de 14. yy’dan kalmıştır ve Mesta gibi Ortaçağ’dan kalma bir köydür. Köy Mesta kadar iyi korunamamıştır. Bu köyü ziyaretimizi bir Pazar günü yapmıştık, köydeki kiliseden çıkıp köy meydanında kahve içen yerellerin arasına karıştık. Bizde muhteşem portakallı tatlılarından (Portokalopita) yiyip, kahvelerimizi içtik.

Olimpi


Pyrgi


Okunuşu Pirgi olan bu köy de Ortaçağ’dan kalmıştır. Diğer iki köyden farklı olarak mimarisi farklıdır. Evlerin üzeri siyah beyaz geometrik desenlerle süslenmiştir. Bu köy de diğer köyler gibi korunaklıdır ve iki adet giriş-çıkış yeri bulunmaktadır. Köyün meydanı oldukça hareketli, yemek yiyecek restoranlar ve bir tane kule yer almaktadır (Pirgos).

Pyrgi

Pyrgi


Anavatos


Burada kendimi inanılmaz kötü hissettim. Anavatos, çok dik kayalığın tepesinde konumlandırılmış bir köy.


1822 yılında, Osmanlı’dan kaçan halk buraya sığınmış ve Osmanlı buraya ulaşınca, köyün sakinleri kendilerini uçurumdan aşağıya atmış =( Şu anda ise köyde sadece 1 tane yaşlı teyze yaşıyor. Bu hikâyeyi, oradaki bir evi restore eden ve çok iyi İngilizce konuşan işçi genç bir çocuk anlattı. Sonra araştırdık ki maalesef doğruymuş.

Anavatos


Vessa


Bu küçük ortaçağ köyünü gezerken inanılmaz zevk aldık. Sokakları sakindi, ayrıca burada konaklamak isteyenler için taş evden bir butik otel de vardı.

Vessa


Sakız Adası’nda neler yiyelim?


Tavernaları ile ünlü olan bu adada yemek yenilecek çok güzel restoranlar mevcut. Tavernalarında genel de canlı müzik var ama bunu her gece yapmıyorlar. Bir gün biri canlı müzik yapıyorsa, diğer gün de yanındaki taverna yapıyor. Hatta bir keresinde müziksiz olana gittiğimizde yandakinde müzik var isterseniz oraya gidin bile dediler =)

Agyra Restaurant


Megas Limionas bölgesinde yer alan restaurant Tripadvisor’a göre adanın en iyilerinden. Bu sebeple de rezervasyon ile gidiyorsunuz ve 30 masadan 29’u Türk=)

Yiyecekler gerçekten lezzetli, ortam şahane ve eğlenceli.


Müzikli akşamında gitmenizi tavsiye ederiz=)

Agyra Restaurant


Tavern Nostalgia


Komi Beach’in hemen girişinde yer alan, atkıları ile dikkat çeken taverna. Burada İzmir takımlarının, Beşiktaş’ın ve Fenerbahçe’nin atkılarını gördük. Neden Galatasaray yok diye üzülmedik değil. Burada yediklerimiz ve içtiklerimiz: barbun, sardalya, nohutlu fava (humus gibi), Greek salat ve uzo. Toplamda hepsi için 40 Euro ödedik. Fiyatlar ada ortalamasının bir tık üzerinde ama yiyecekler lezzetli.

Kolotou Anna


Lithi'de yer alan, üçüncü nesile kadar yaşamış bir aile işletmesi, son jenerasyonun yenilikçiliği ve ikramları gayet hoş. Biz burada kabak kızartması, Greek salad, tavuk şiş, cacık, bir bira ve bir bardak uzo sipariş ettik. Yemekler gayet lezzetliydi toplamda 23€ hesap geldi. Bunun yanında meyve tabağı ikramı yaptılar, ayrıca iki şişe içerisinde (200ml) sakız likörü hediye ettiler.

Sakız Adası’nda alışveriş nasıl?


Adaya özgü doğal ürünlerin satıldığı dükkânlar var genelde adanın merkezinde. Bu doğal ürünler neler? Damla sakızlı aklınıza gelebilecek herşey (sabun, şampuan, krem, diş macunu, şekerlemeler, lokum, likör, uzo, yoğurt, peynir, bal… vb.), çay, baharat, reçel, marmelat hatta ve hatta kahve…


Sakızlı diş (mastika) macununu kesinlikle tavsiye ederiz. Aroması harika ve dişleri beyazlatıyor.


Ayrıca Sakız adasında yapılan uzoları da alabilirsiniz. Biz tatlarını çok beğendik. Bir de tabi ki çok sevdiğimiz sakız birası “Fresh Chios Beer”.


  • Herkes Türkçe konuşuyor, burada da dili problem etmeyin.

  • Araba kiralamak yerine burada motor da kiralayabilirsiniz. Hemen hemen herkes motora biniyor.

  • Yunan dürümü olan gyros’u yemeyi unutmayın =) İstediğiniz herşeyli yaptırabilirsiniz.

  • Portakallı tatlılarını (Portokalopita) mutlaka deneyin=)

Instagram: Bırbırlar Geziyor

0 views

Bize takıl

  • BIRBIRLAR Youtube

© 2020 BIRBIRLAR GEZİYOR SEYAHAT BLOG