• BIRBIRLAR

Budapeşte Gezi Notları

Updated: Dec 25, 2018

Budapeşte, Tuna Nehri tarafından ikiye bölünen Macaristan'ın gözbebeği ve başkentidir. Tuna, batı kıyısında Buda’yı, doğusunda da Peşte’yi ayırmaktadır. Tuna ile taçlanan Budapeşte, Orta Avrupa'nın en güzel ve en büyük şehirlerinden biridir.

Bu şehir de tarih boyunca bir sürü olaylarla karşılaşmış. Türkler 1541-1686 yılları arasında bu bölgede yaşamış. Türklerin izlerini bu bölgede tabi ki görüyoruz, çok önem verdikleri termal hamamlarda veya pazarlarına gittiğimizde değer verdikleri kurutulmuş kırmızı biberlerinde… Ayrıca 1873 de Buda, Peşte ve Obuda şehirleri birleşerek bugünkü başkenti oluşturmuş. Bu sebeple de Avrupa’nın en genç başkentlerinden biri olarak değerlendirmektedir.


Ayrıca şehirde Avrupa’nın en eski yer altı metrolarından biri yer almaktadır.

Şehirde dil hiç problem değil, Macarlar Sovyet yönetimi altındayken öğrenmek zorunda oldukları Rusça’nın yerini şimdilerde İngilizce almış ve şehirdeki herkes neredeyse İngilizce konuşuyor, sokaklarda kalan evsiz insanlar bile…


Gelelim para meselesine. Malum kur ile ilgili ciddi problemlerimiz var, burada derin bir nefes alabilirsiniz çünkü burası Avrupa Birliğinde olmasına rağmen kendi para birimleri olan Forint (HUF) kullanıyorlar. Güncel kur bilgisine şuradan ulaşabilirsiniz: “1 TL kaç Forint?”. Euro kullanan ülkelere göre şehir gerçekten baya ucuz.


Ülkeye giderken yanınıza Euro veya Dolar almanız gerekmektedir ayrıca burada da para bozdurmak biraz problem. Çünkü Prag’daki gibi burada da çılgınlar gibi komisyon kesiyorlar. Biz para bozdururken kaldığımız oteldeki resepsiyonun önerdiği yere gittik, şuraya hemen adresini bırakalım: Star Exchange: 56, Bajcsy-Zsilinszky út. Ayrıca bir yerlerde yemek yerken veya alışveriş yaparken de Euro veya Dolar ile ödeme yapabilirsiniz. Para üstünü size Forint olarak veriyorlar ama kuru biraz kırıyorlar gibi. Ayrıca can havli ile havaalanında para bozdurmayın. Kuru görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız=) Şehre gitmek için, havaalanındaki turist information’ının hemen yanında, kredi kartınızı kullanarak bilet alabilirsiniz. Detaylar aşağıda=)


Budapeşte’yi gezmek için, tüm Avrupa’da olduğu gibi, ideal zaman dilimi bahar ayları. Hem aşırı turist yoğunluğu yok hem de hava gezilebilecek sıcaklıkta. Bizim ilk günümüz öğlene kadar yağmurluydu ama sonrasında hava inanılmaz güzeldi=)

Budapeşte’ye nasıl gidilir?


Budapeşte seyahat biletlerimizi aylar önce THY’den aldık. Kısa sayılabilecek uçuş süresinden sonra, yaklaşık 2 saat, uçak direkt Budapest Ferenc Liszt Havaalanına (Terminal -2) indi.


Havaalanından şehir merkezine ise yaklaşık 1 saat sürüyor ve gidiş için 2 farklı ucuz alternatif var. 100E otobüsüne binip direkt şehir merkezine gidebilirsiniz (Kişi başı 900 HUF) veya 200E otobüsüne binip, son durağından inip tekrar oradan M3 otobüsüne binebilirsiniz. Son alternatif için 2 adet toplu taşıma bileti kullanmanız gerekiyor. Eğer ki tek tek alacaksanız bu bileti tanesi 350 HUF, 10’lu alacaksanız da 300 HUF’a gelmekte. Günlük, haftalık sınırsız toplu taşıma kartları da alabilirsiniz, ama bizce buna gerek yok çünkü tüm şehir neredeyse yürüyerek gezilebiliyor. Tabi ki siz ben bunlarla uğraşmam binerim taksiye giderim de diyebilirsiniz=)


Toplu taşımalara biletsiz binmeye kalkmayın, ilk defa Avrupa’da buna denk geldik, tek tek trenin içinde bilet kontrollü yaptılar. Biletleri olmayanlara ise tabi ki para cezası…

Toplu taşımalara ve belli başlı müzelere ücretsiz kullanmak için ayrıca Budapeşte Kart’ı da kullanabilirsiniz. Girmek istediğimiz yerleri listelediğimizde bu kart bize mantıklı gelmedi. Tüm detaylara ve güncel fiyat bilgilerine (24 saati ortalama 22 Euro) ulaşmak için şuradaki linke tıklayabilirsiniz. Ayrıca şehre ulaştığınızda kartı havaalanından, metro istasyonlarından, otellerden ve her köşe başında görebileceğiniz seyahat acentelerinin stantlarından ulaşabilirsiniz.


Budapeşte’de nerede kalalım?


Yazımızın ilk girişinde de bahsettiğimiz gibi şehrin iki farklı dokusu var: Buda ve Peşte. Tarihi dokuyu içinize çekeceğiniz Buda yakası, alışveriş ve geceleri sokak sokak gezebileceğiniz Peşte…


Biz seçimimizi Peşte’den yana kullandık. Konakladığımız yer aslında 1+0 bir daire. Kendine ait resepsiyonu var ve 24 saat açık. Konumu gerçekten güzeldi, Opera Binası’nın hemen arkasındaydı. Broadway Apartments ‘da 3 gece kaldık ve toplamda 157 Euro ödedik.

Broadway Apartments

Budapeşte’de nereleri gezelim?


Budapeşte gezimizi daha önceki yazımızda bahsettiğimiz, kendilerini şuradaki linkten ulaşabilirsiniz, Google Trip ile planladık.

Dolu dolu iki gününüzü ayırmak Budapeşte’yi gezmek için yeterli olacaktır: bir gününüz Buda’da diğer gününüz ise Peşte’de… İşte Budapeşte’de gezilecek yerler…


Szechenyi (Zincir) Köprüsü


Her şehrin bir sembolü olduğu gibi Budapeşte’nin de kendine özgü bir sembolü var: Zincir Köprüsü. 1849 yılında yapılan bu köprü Buda ve Peşte arasındaki ilk köprüdür. İngiliz mühendis William Tierney Clark tarafından köprünün tasarımı yapılmıştır.

Zincir köprünün ikiz kemerleri vardır, köprünün her iki tarafında da taş aslanlar yer almaktadır.


Köprünün en güzel fotoğraflarından birini de hemen köprünün (Peşte tarafında) altındaki kafeden çekebilirsiniz=)

Szechenyi (Zincir) Köprüsü


Tuna’nın üzerindeki Zincir Köprüden sonra ki en ünlü köprülerden bazıları ise şu şekilde: Elizabeth Köprüsü ve Özgürlük Köprüsü. Elizabeth Köprüsü, 1898 yılında ölen Franz Joseph’in eşi Elizabeth adına yaptırılmıştır. Ama bu köprü II. Dünya Savaşında yıkılmış, 1964 yılında da tekrar inşa edilmiştir. Elizabeth Köprüsünü geçtikten sonra Özgürlük Köprüsü yeşil görüntüsüyle de dikkat çekmektedir.

Özgürlük Köprüsü


Buda Kalesi


Eski Şehir bölgesinde yer alan Buda Kalesi, dönemin izlerini ve tarihi kokusunu üzerinde taşımaktadır. Peşte’den kale bölgesine çıkmak için birden fazla yöntem var, en zoru tabi ki yürümek=) En popüler yöntem ise Zincir Köprüsü’nün hemen bitiminde 19. yy’dan kalma füniküler (Tek yön 1.200 HUF, gidiş dönüş ise 1.800 HUF).

Füniküler


Bir diğer alternatif ise küçük elektrikli shuttle’lara binmek. Bunun fiyatı ise tam tur 1.800 HUF. Belli durakları var, sizi o duraklarda bırakıyor ve gezinizi tamamladığınızda sizi duraktan alıp bir diğer lokasyona bırakıyor. Duraklar ise şu şekilde: Clark Adam Square (Chain Bridge), Fisherman’s Bastion ve Matthias Kilisesi, Kapisztran Meydanı, Hospital on the Rock, Kraliyet Sarayı. Eğer ki hava yağmurluysa, bu iyi bir alternatif olabilir.

Elektrikli Shuttle

Kraliyet Sarayı


Buda Kalesinin sınırları içinde yer alan bu saray asırlarca yerle bir edilip tekrar inşa edilmiştir. Neo- Barok tarzı ile inşa edilen saray, 1945 yıllarında Alman kuvvetleri tarafından karargâh olarak kullanılmıştır. Bugün ise saray şehrin en önemli müzelerine sahip: Budapeşte Tarih Müzesi, Macar Ulusal Galerisi ve Ulusal Szechenyi Kütüphanesi.

Kraliyet Sarayı

Kraliyet Sarayı'nın Muhteşem Manzarası ve Bırbırlar=)


Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında ise Macaristan cumhurbaşkanın resmi konutu, Sandor Sarayı, Neo-Klasik tarzı ile yer almaktadır. Buranın içine giremiyorsunuz, sadece geçerken bizim gibi fotoğrafını çekip geçiyorsunuz.

Sandor Sarayı


Matthias (Matyas) Kilisesi


İsmini burada ilk kez evlenen Ortaçağ kralından alan kilise, Osmanlı döneminde ise cami olarak kullanılmıştır. 1873-1896 yıllarında ise Neo-Gotik tarzı ile yeniden inşa edilmiştir. Kilisenin içi 19. yy’daki yenilenmeden kalma, vitray pencereler oldukça etkileyici…

Matthias (Matyas) Kilisesi

Holy Trinity Heykeli


Matthias Kilisesinin hemen önünde yer alan bu heykel 18. yy’da yaşanan veba salgınının anısını yaşatmak için yapılmış.

Holy Trinity Heykeli


Balıkçılar Burcu ( Fisherman’s Bastion)


Matthias Kilisesi’nin arkasında yer alan Balıkçılar Burcu, Budapeşte’nin diğer simgesel yerlerinden biridir. Burası ilk bakışta Ortaçağ’dan kalmış gibi hissedilse de aslında 20.yy’da yapılmış. Adının balıkçılar burcu olmasının sebebi ise 18.yy’da buradaki siperleri savunan balıkçılardan dolayıdır. Burayı iki katlı olarak düşünürsek, alt katına giriş ücretsiz, üst katı ise ücretli. Bizce para verip üst katına çıkmanıza gerek yok, zaten alt katından da yeteri kadar güzel fotoğraf çekebiliyorsunuz=)

Balıkçılar Burcu ( Fisherman’s Bastion)

Hospital in the Rock


Nükleer Sığınak olan Hospital in the Rock, 10 km boyunca uzanan tünellerden oluşmaktadır. II. Dünya Savaşında hastane olarak kullanılan yer, şimdilerde ise bir müze. Giriş tabi ki ücretli=)

Hospital in the Rock


Kahramanlar Meydanı ve Şehir Parkı


Şehir parkının hemen girişinde yer alan Kahramanlar Meydanı, 1000. yıllarını kutlamak amacıyla yapılan anıttır. Buraya yürüyerek gelebileceğiniz gibi metroya binip Hösök Tere durağında da inip de ulaşabilirsiniz.

Kahramanlar Meydanı


Meydanın sağında ve solunda iki önemli yer de yer almaktadır: Güzel Sanatlar Müzesi ve Modern Sanat Müzesi (Kunsthalle – Mücsarnok).


Güzel Sanatlar Müzesi Macaristan’ın geniş kapsamlı uluslararası sanat koleksiyonuna sahiptir. Güzel Sanatlar Müzesi’nin hemen karşısında da Mücsarnok (sanat pazarı) yer almaktadır. Geçici sergiler ve konserlerin düzenlendiği bir yerdir.

Mücsarnok


Mücsarnok’un hemen arkasında ise 8 metre çapında ve 40 ton ağırlığında dünyanın en büyük kum saati yer almaktadır. Macaristan’ın Avrupa Birliği’ne girişini simgelemek amacıyla yapılmıştır ve yeni bir yılın başlangıcını simgelemek amacıyla yılda bir kere çalıştırılmaktadır.


100 hektar genişliğindeki bir alana kurulan Şehir Parkını (Varosliget) kıskanmamak mümkün değil. Budapeşte halkının yürüyüşe çıktığı, piknik yaptığı, kayık kiraladığı, hayvanat bahçesine gittiği ve müze gezdiği bir yer. Kahramanlar Meydanının hemen arkasından bu parka geçebilirsiniz.


Vajdahunyad Kalesi


Şehir Parkı’nın içinde yer alan Vajdahunyad Kalesi’ne bir baktığınızda aklınıza mutlaka Harry Potter gelecektir. Bu kalede diğerleri gibi 1000. yıllarına özel yapılmış ve halk tarafından çok sevilmiş=) Sevilmeyecek gibi değil… Kalenin içinde ise avcılık, balıkçılık ve tarım tarihi sergileri yer almaktadır.

Vajdahunyad Kalesi


Termal Hamamlar


Şifalı su kaynakları listesinde en zengin şehirlerden biridir Budapeşte.

Osmanlı’nın şehre alışkanlık hale getirdiği ve geliştirdiği güzellik ise tabi ki termaller. Budapeşte’de yıl boyunca açık hamam bulmak da mümkün. Şehrin en ünlüleri ise Szechenyi ve Gellert Termalleri. Gellert Hamamı özellikle baya etkileyici. Art Nouveau ile dizayn edilmiş.

Gellert Hamamı


Gellert Tepesi ve Özgürlük Anıtı


Budapeşte’ye tepeden bakmak için ve şehri doya doya izleyebilmek için gidilebilecek bir diğer yer ise Gellert Tepesi. Biz Özgürlük Köprüsünden (yeşil olan köprü) karşıya geçip, yürüyerek yukarı çıktık. İtiraf ediyoruz çok da kolay değil=) Yolda sürüngen tüm hayvanları neredeyse gördük, çünkü bildiğiniz bir ormanın içinden yukarıya doğru tırmanıyorsunuz.

Bu bölge Citedella olarak da anılmaktadır ve tepede etkileyici Özgürlük Anıtı yer almaktadır. Özgürlük Anıtı Macaristan’da bulunan en tartışmalı eserlerden. Anıt ilk olarak 1942 yılında Doğu Cephesinde kaybolan Amiral Horthy’nin oğlunu onurlandırmak için yapılmış. Fakat II. Dünya Savaşı’ndan sonra bu heykeli dikmek için uygun bir siyasi ortam yokmuş. Bu sebeple de 1945 yılında Budapeşte’nin Sovyet’ler tarafından kurtarılması kutlamak amacıyla Kızıl Ordu için dikilmiş.1989 yılında ise üzerindeki yazı silinip, “yaşamlarını Macaristan’ın varlığına adayanlar” için yazılmış.

Özgürlük Anıtı

Szent Gellert – szobor


Gellert Tepesinden şehre doğru inerken, Zincir Köprüsüne doğru inmek gerekiyor, karşınıza çıkan bu yapıt kentin koruyucusu Piskopos Gellert adına yapılmış. Efsaneye göre kendisi buradan atılarak öldürülmüş. Budapeşte halkını Hristiyanlığa döndürmek istediği için buradan atılmış.


Bu anıt karşıdan bakıldığında da gerçekten etkileyici ve tabi ki buradaki manzara da harika…

Szent Gellert – szobor


Parlamento Binası ve Etnografya Müzesi


Dünyanın en büyük 3. Parlemento binası olan bu Neo-Gotik yapıt, şüphesiz Budapeşte’nin sembollerinden bir diğeri. Bu kadar büyük yapılmasının sebebi (268 metre uzunluk, 691 oda) Avusturya Macaristan İmparatorluğunun büyüklüğünü sembolize etmek amacıyla…

Parlamento Binası


Parlamento binasının güzel fotoğrafını da nehrin tam karşısına geçip çekebiliyorsunuz. Ayrıca akşamları da güzel bir ışıklandırması var, kaçırmayın=)

Parlamento Binası


Parlamento binasının hemen karşısında yer alan yapıt ise Etnografya Müzesi. Macar halk sanatı, tipik kıyafetleri ve kırsal yaşama ait sergiler ile dikkat çekmektedir.


Müzenin güney köşesindeki küçük meydanda ise 1956 yılındaki isyana katkısından dolayı idam edilen reformcu Imre Nagy adına yakın zamanda yapılmış heykel yer almaktadır.

Imre Nagy

Shoes on the Danube Bank


Nehir kıyısındaki bu ayakkabılar, 1944-45 yıllarında nehir kenarında öldürülen Yahudilerin anısına yapılmış. O dönemde ayakkabı pahalı bir şey olduğu için, ayakkabılarını çıkartıp bir adım öne geçmeleri istenmiş. Daha sonra da kurşunlanıp, suya düşüşleri izlenmiş…Sözün bittiği yer…

Shoes on the Danube Bank


Gül Baba Türbesi


Bizim ziyaretimizde tadilatta ola Gül Baba Türbesi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Bektaşi hoşgörüsünü benimseyen Gül Baba, Buda halkının da sevgisini kazanmış bir derviştir. Budin savaşında şehit düşen Gül Baba, Kanuni Sultan Süleyman’ın da katıldığı cenaze ile defnedilmiştir.


House of Terror


Komünist ve Nazi Rejimlerinden etkilenen Macaristan'ın yaşadıklarını öğrenmek için bu müzeye gitmelisiniz. Girişi ücretli ve 2.000 HUF.

House of Terror

Dohany Street Sinagogu


Girişi 4.000 HUF olan dünyanın sayılı büyük Sinagoglarından biri olan bu yer Peşte Bölgesinde yer almaktadır. Viyanalı Mimar Ludwig tarafından Bizans tarzında inşa edilmiştir.

Dohany Street Sinagogu


St. Stephen Bazilikası


Macaristan’ın ilk kralına adanan bu kilise, Peşte bölgesinde yer almaktadır. İlginç olan bilgi ise Parlamento binasının uzunluğuyla ile bu kilisenin uzunluğunun aynı olması. Neden mi? Din ve Devlet işlerinin birbirinden üstün olmadığını göstermek için… Şehirdeki başka hiçbir binanın da bu yükseklikten fazla inşa edilmesine izin verilmiyormuş.


Buraya giriş ücretli değil, bağışla=)

St. Stephen Bazilikası


Margaret Adası


Elizabeth Köprüsü’nün tam ortasından geçiş yapılan bu ada aslında 3 adanın birleşmesinden oluşmaktadır. Lokal insanların spor veya piknik yapıp, çılgınlar gibi eğlendiği bu adada, biz de marketten alışverişimizi tamamlayıp piknik yapıp, çimenlerin üzerinde yattık. İnanılmaz keyifliydi=)


  • Şehri gezmenin bir diğer kolay yolu ise 2 No’lu tranvaya binip Buda ve Peşte’nin Tuna boyunca gezmek veya daha turistlik olanı Hop-on Hop-off otobüsleriyle şehir turu yapmak.

  • Şehri gezerken dikkatinizi çekecek bir diğer şey ise şehrin her tarafında heykellerin olması…

  • Otelimizin hemen arkasında yer alan Neo-Rönesans Macar Devlet Opera Binasına’da göz atmanızı tavsiye ederiz. Hatta zamanınız varsa burada bir operaya gidebilirsiniz. Bina bizim kaldığımızda dönemde tadilattaydı, umarım siz gittiğiniz bitmiş olur=)

  • Macaristan yeme-içme ve alışveriş notları yazımız şuradaki linkte=)




Şimdiden bol eğlenceler ve gezmeler=)


Instagram: Bırbırlar Geziyor

225 views

Bize takıl

  • BIRBIRLAR Youtube

© 2020 BIRBIRLAR GEZİYOR SEYAHAT BLOG