• BIRBIRLAR

AMSTERDAM GEZİ, KONAKLAMA, YEME İÇME VE ALIŞVERİŞ NOTLARI

Updated: Dec 25, 2018

Her sene plan yapılıp, tozu dumana katmak istediğiniz yer değil mi Hollanda’nın başkenti Amsterdam? Bizim de aylar öncesinden aklımıza düştü ve biletimizi aldık, 3. defa gideceğimiz bu şehir için hala heyecanlıydık.

Bu gezi yazımızda size sadece son gezimizi değil, tüm Amsterdam anılarımızı paylaşmak istiyoruz.


Eğer ki buraya gezmek için değil, kalıcı olarak yaşamak istiyorsanız, daha önce paylaştığımız “Amsterdam’da Yaşamak, Amsterdam’da Doğmak” yazımıza...


Amsterdam Şehir Fiyat Rehberi için ise linke tık tık...


Amsterdam Çevresinde Günübirlik Gezi Rehberi için buraya tık tık...


Amsterdam Amstel nehri üzerinde kurulmuş bir barajın (Dam) etrafında gelişmiş bir kenttir. Amstel dam zaman içerisinde Amsterdam olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

Amsterdam deyince aklınıza mutlaka Van Gogh’un gelmediğini biliyoruz. Siz buraya yoksa Red Light ve Coffee Shop’lar için mi geliyorsunuz? Evet, bu yazımızda bunlardan da bahsedeceğiz tabi ki özendirmeden…


Daha önceki Amsterdam gezilerimizi, malum şehrin en ucuz ayı olduğu için, Ocak ayında gerçekleştirdik. Yok canım vücudunun orasıda üşümez dediğiniz her tarafı üşüdü=) Oysaki o kadar da hazırlıklı gitmiştik: içlik, cep ısıtıcılar, kaz tüyü uzun parkalar vb. Ama olmadı olmadı. Bu sebeple bir de bu şehri sonbaharda görelim dedik ve Eylül ayı için biletlerimizi aldık. Çok mutluyduk, kollarımız bacaklarımız da şehri görebilecekti. Gördü ama sadece bir gün, şansımızdan mıdır nedir bilemedik ama ikinci gün hava yine soğudu ve yağmur yağdı. Şehri bizden çok şemsiyemiz görmüş olabilir=)


Şehir ile ilgili belirtmek istediğimiz bir diğer özellik ise malum bisiklet trafiği. Burada araçlardan çok bisikletlere dikkat etmelisiniz, şayet her yerden çıkıyorlar ve pek kural tanımıyorlar. Tam olarak kaç bisiklet olduğu bilinmiyor ama Amsterdam’da yaklaşık 1,000,000 bisiklet bulunduğu iddia ediliyor. Siz de aralarına katılmak isterseniz hemen gidip tüm gün kullanabileceğiniz bisikletinizi kiralayabilirsiniz ve dümdüz olan bu şehirin tadını çıkarabilirsiniz.


Şehrin bir diğer özelliği ise binaların eğri olması. Bunun yediğiniz içtiğiniz ile bir alakası yok, gerçekten eğriler. Bu eğriliğin iki ana sebebi var. Birincisi zeminlerin su olması, ikincisi de çatılardan vinç ile eşya taşırken, eşyaların duvara zarar vermemesi için. Ayrıca evlerin daha da büyük gözükmesi için pencereler üst katlarda daha da küçük inşa edilmiş.


Hollanda'nın resmi dili Felemenkçedir. Hiç bunu problem etmeyin çünkü şehirde hemen hemen herkes İngilizce konuşuyor=)


Amsterdam’a nasıl gidilir?


Amsterdam’a Pegasus’tan aldığımız ucuz biletimizle direkt uçuşla gittik. İndiğimiz havaalanın adı: Schiphol Airport.

Havaalanından şehir merkezine gitmek çok kolay, hemen havalanından çıktığınız kapıdaki bilet makinelerinden 4.30 Euro vererek biletinizi alıyorsunuz, sonra Amsterdam City Center’a giden ilk trenin peronunu bulup trene biniyorsunuz. Kısa bir süre sonra Amsterdam Şehir Merkezi’ndesiniz.


Yok hayır ben trene binemem, taksiye biner giderim diyorsanız, üzgünüz ama geçmiş olsun=) Hem aşırı dolandırarak götürüyorlar hem de taksimetre açmayalım diye tekliflerde bulunuyorlar. Tabi ki taksimetreyi açmama olayından anlayacağınız gibi, taksiciler genelde Türk ve siz meşhur o atasözünü zaten biliyorsunuz. İki arkadaşımızı 100 Euro’ya şehir merkezine götürmüşlükleri var =) Muhtemelen çocuklarının sünnetlerini yaptı=)


Amsterdam’da nerede kalalım?


Amsterdam’da konakladığımız yere karar verirken en çok şehir merkezinde olmasına özen gösteriyoruz. Her gelişimizde de ayrı ayrı otellerde kaldık, sondan başa doğru sırası ise şu şekilde: Amsterdam Weichmann Hotel, Hotel Exchange ve NH Doelen Amsterdam Collection.


Amsterdam’da nereleri gezelim?


Amsterdam’a gezilecek yerlerin hakkını sonuna kadar vermek istiyorsanız ve bunu daha ekonomik hale getirmek isterseniz buyurunuz: I amsterdam City Card. Bu kart ile Amsterdam’daki çoğu müzelere ücretsiz giriyorsunuz ve kanal turu yapabiliyorsunuz. Ayrıca toplu taşımaları da ücretsiz kullanabilirsiniz. 24, 48 ve 72 saatlik olarak 3 farklı versiyonu var. Tabi ki hepsinin fiyatı ayrı. Şuradaki linkten bu kartın güncel fiyatına ulaşabilirsiniz.


Coffee Shop


Şehrin turist çekmesinin büyük bir sebebi ise şehirde marihuananın içilmesinin serbest olması. Serbest olan bu cafelerin adı coffee shop olarak adlandırılıyor. En turistlik olan coffe shop ise The Bulldog. Buralarda kesinlikle sigara ve alkol tüketimi yasak. Şuradan da kamu spotu mesajımızı vermek istiyoruz: uyuşturucu kötü, uyuşturucu tüm kötülüklerin anısı. Özenmeyiniz, özendirmeyiniz…


Red Light District


Dünyanın çivisinin çıktığı yer diye de adlandırabileceğiniz şehrin bir diğer yeri ise Kırmızı Fener Bölgesi diye de adlandırılan namı değer Red Light. Hayat kadını olmak bu şehirde bir meslek, hatta vergi vererek ve belirli sağlık testlerinden geçerek bu bölgede çalışıyorlar.

Bu bölgede ablaların fotoğraflarını çekmek kesinlikle yasak, direkt camları yumrukluyorlar.


Ayrıca bu bölgede çeşitli showların (!) olduğu tiyatrolarda mevcut. Bölgenin en meşhuru ise Casa Rosso. Giriş 50 Euro ve iki içki ücretsiz. Ama siz de sex’in bir turizm aktivitesi olmasına katlanamıyorsanız, gitmeyiniz.


Amsterdam City Center


Eski liman duvarının olduğu yerde bugün Amsterdam’daki merkez istasyonu yer almaktadır. 1889 yılında açılan bu istasyon 8687 adet ağaç kütüğünden destek almaktadır ve 3 yapay adanın üzerine kurulmuştur. Binanın tasarımı Rijksmuseum’un da yapan mimar PJH Cuypers’tir. İstasyon’un doğusunda ise modern sanat koleksiyonu yer alan Belediye Müzesi ( Stedelijk Museum CS) yer almaktadır.


Amsterdam Kanal Turu


Amsterdam’ın bir diğer özelliği ise toplam uzunluğu 100km’yi aşan 165 kanal bulması ve bu kanalların üzerinde de 1.281 adet köprülerinin olması. Bu sıralama ile Venedik’ten sonra dünyada ikinci sırada… Tüm bu kanal ve kanal boyundaki evler sizlerin harika fotoğraflar çekmenize yardım ediyor. Kanalları güzel bir turla gezmek isterseniz, mutlaka kanal turu, 1 saat süren, yapmanızı tavsiye ederiz (20-10 Euro).




Oude Kerk


Oude Kerk, Amsterdam’ın en eski cemaat kilisesidir. Kilisenin içi ve vitray pencereler oldukça görkemli ve etkileyici.


Muntpelin


Amstel ve Singel kanallarının kesiştiği bu meydan küçük olmasına rağmen hareketli. Hemen bu meydanda Muntorren yani Darphane Kulesi de yer almaktadır. İlk yapıldığında şehrin girişini kontrol altına almak için yapılan bu kule yangın atlamıştır. Daha sonra üzerine bir saat eklenmiştir. 17 yy savaş zamanında kentin mali problemi söz konusuydu bu sebeple burada para basılmıştır.


Leidseplein


Cafe’leri, restaurantları ve şirin meydanı ile şehrin bir diğer çekici meydanıdır Leidseplein. Bu meydanda Art Nouveau eseri olan American Hotel de yer almaktadır.


Vondelpark


120 dönümlük bir alana kurulmuş olan Vondelpark Amsterdam’ın adeta akciğerleri. Buraya güzel bir havada mutlaka gitmenizi bizim gibi çimenlerin ve yeşilliğin (İstanbul’da en çok özlediğimiz) tadını çıkarmanızı tavsiye ederiz.


Museumplein


Meşhur Iamsterdam yazısının da olduğu müzeler bölgesidir burası.


En ünlüleri kuşkusuz Rijksmuseum. En kapsamlı Hollanda sanat eserleri burada yer almaktadır. Rijkmuseum’un arkasında modern bir mimariye sahip olan Van Gogh Museum yer almaktadır. Ünlü ressam Van Gogh’un eserlerine adanan bu müze, 1973 yılında açılmıştır.


Dam Meydanı


Ünlü alışveriş caddesi Kalverstraat’ın başlangıç noktası olan bu meydan şehrin kuşkusuz en kalabalık yeri ve kentin sembolik kalbi.


Meydanda Kraliyet Sarayı, Nieuwe Kerk (Yeni Kilise), Nationaal Monument yer almaktadır. Ayrıca Londra’daki balmumu heykelinin bir diğer şubesi olan Madame Tussauds yer almaktadır. Bu müzede ünlü sinema, müzik ve politikacıların bal mumu heykelleri yer almaktadır. Önünde muhteşem bir sıra varsa mutlaka online bilet alın yandan hiç beklemeden içeriye girin. Meydandaki bir diğer ilgi çekici bina ise postane olarak açılan ve şimdilerde alışveriş merkezi olan Magna Plaza’dır.


Anna Frank Huis


Anna Frank deyince sizin de aklınıza muhteşem film olan “The Fault in Our Stars” gelmiyor mu? Küçük bir kızın II. Dünya Savaşında Nazi’lerin Amsterdam’ı işgal etmesi sonrasında, yakılıp toplama kampına götürülmemesi için çatı arasında saklanan bir aileyi anlatıyor burası. Ailenin yaşadığı hayatı defterine not alan küçük kız, insanların yaşadığı zulmü göstermektedir.


Jordaan Bölgesi


En son kaldığımız otelinde içinde bulunduğu bölge daha çok yerel hakın takıldığı şık cafeleri ve butikleri ile ünlü bir bölgedir. Burayı bir yere benzetmek istersek kuşkusuz İstanbul’un Cihangir’i diyebiliriz.



Heineken Experience


Burası ünlü bira markası Heineken’in ilk kurulduğu yer şimdi ise bir müze. Bizim eğlenceli zaman geçirdiğimiz ve sonunda Heineken biralarını yuvarladığımız yer.


Ayrıca kendi isminizi bira şişesinin üzerine bastırıp evinize hatıra olarak da götürebiliyorsunuz. Tavsiye edilir…


Amsterdam’da neler yiyelim?


Amsterdam’da yemek yerlerinin başında kuşkusuz FEBO geliyor. Burası kızartma, hamburger vb. yiyeceklerinizi alabileceğiniz bir otomat dükkan. Yaklaşık 2.5-3.0 Euro’ya güzel bir hamburger yiyebiliyorsunuz. Ayrıca şehrin hemen hemen en kalabalık her yerinde var.


Biraz da uzak doğudan bir şey yiyelim diyorsanız adres SUMO. Öğlen veya akşam yemeği için gidebiliyorsunuz (fiyatları farklı). Eğer siz de bizim gibi öğlen yemeği için giderseniz kişi başı 19-25 Euro ödeyerek (içeçek için ayrıca para alıyorlar), harika “ALL YOU CAN EAT” modelinde sushilerinizi yiyebilirsiniz. Önünüze bir liste veriyorlar, içinden istediğiniz 5 yiyeceği seçiyorsunuz. Bunu 5 tur yapabiliyorsunuz, ama sipariş ettiğiniz yiyecekleri bitiremezseniz, sonunda yiyemediklerinizin de parasını ödüyorsunuz=)



Bu şehirde mutlaka patates kızarmasını deneyin ve bizce en lezzetlisi: Mannekenpis. Tavsiyemiz soğan ve peynir soslu olan=) En büyük boyunun fiyatı ise 5.20 Euro.


Jordaan bölgesinde yerellerle birlike turistlik olmayan bir yerde birşeyler atıştırmak ve içmek isterseniz adres: Brasserie Blazer. Fiyatları ise Nachos tabağı 7.50 Euro, bira tabağı 8.50 Euro, kahve 2.20 Euro ve bir şişe kırmızı şarap (Fles Nero d’Avola) 21.50 Euro.



Güzel bir kahve molası vermek isterseniz ( hatta mutfağı da iyi ) De Kleine Valk Amsterdam’a gitmenizi tavsiye ederiz. Yemek fiyatları 10-20 Euro arasında değişiyor, kahve fiyatı tüm Amsterdam’daki standartlarda, yani 2.0-3.50 Euro arasında.


Biraz da tatlılardan bahsedecek olursak, mutlaka Amsterdam deyince aklınıza şu bizim meşhur kahveciler de hatta BIM’de de satılan waffle geliyordur. Biz burada ikiye ayrıldık, İstanbul’da yediğimizle birebir aynı diyenler, yok canım çok farklı diyenler. Yorum sizin…


Yemeye doyamadığımız yanımıza 5-10 tane atıp getirmek istediğimiz şehrin EN güzel kurabiyecisi: Van Stapele Koekmakerij. Böyle bir lezzet yok ve içerisi mis gibi kokuyor. Elinize aldığınızda ortasındaki beyaz çikolata sizi kendisine aşık ediyor. Fiyatı ise 1.95 Euro.

Bir diğer bayılarak yediğimiz tatlı ise meşhur İspanyol tatlısı olan Churros. Biz bunu Rene’s Croissants’da yedik ve üzerine çikolata sosunu döktürdük. Bizim lokmaya, tulumbaya benzemiyor değil. Buradaki fiyatı ise büyük boy için 8.50 Euro.


Amsterdam’da pazarları ve alışveriş nasıl?


Bu şehirde alabilecekleriniz arasında kuşkusuz tahta ayakkabı, lale soğanı, yel değirmeni objeleri ve peynir çeşitleri yer almaktadır. Lale soğanı Osmanlı döneminde Hollanda’ya yollanmış ve şehrin simgesi haline gelmiştir. Tahta ayakkabılar ise gerek eski zaman da gerek hala Amsterdam’ın köylerinde giyilmeye devam ediyor ve şehrin bir diğer simgelerinden biri. Bu ayakkabılar genelde söğüt veya kavaktan yapılıyor ve ayak ölçüsünde iki numara büyük alınır. Özel günlerde giyilen bu pabuçlar rengarenk boyanırken, günlük kullanılanlar daha basit bir haldedir.



Şimdide sizlere Amsterdam’ın ünlü pazarlarını ve alışveriş noktalarından bahsetmek istiyoruz.


Şehrin en ünlü bit pazarı Waterlooplein’i ziyaret etmeyi unutmayın. Burası elektrikli aletlerden kıyafete kadar bir sürü eşyanın satıldığı hareketli bir Pazar.


Bloenmenmarkt yani Çiçek Pazarı, bir sürü çiçek, lale tohumu ve hediyelik eşyaların satıldığı şehrin simge pazarlarından bir diğeridir.


Albert Heijn marketleri hayat kurtarır, burada uygun peynirler bulabilirsiniz: Gouda, Leerdammer, Maasdam, Edam, Delft, Leidse, Biberli, Sarımsaklı Hardallı, İsli veya Pesto Soslu Peynir..


Şehrin dünya markalarını barındıran alışveriş caddesi ise Kalverstraat ve Nieuwen Dijk.


Albert Cuypmarkt 100 yıllık Avrupa'nın en büyük sokak pazarlarından bir olarak ün almıştır. Meyve, sebze ve çeşitli kıyafetlerin yoğunlukla satıldığı bu Pazar görülmesi gereken yerler arasındadır.


Negen Straatjes yani Dokuz Küçük Sokak dünya çapında ünlü markaları, antika mağazaları ve tasarım giysi dükkanlarını barındırır.


Bırbırlar Geziyor sadece yazı yazmaz video da çeker....

Amsterdam Vlog'umuzu izlemek için buyurunuz aşağıdaki videoya:

Amsterdam drone çekimi için ise aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz:

Şimdiden keyif dolu bir Amsterdam gezisi diliyoruz=)


Instagram: Bırbırlar Geziyor

392 views

Bize takıl

  • BIRBIRLAR Youtube

© 2020 BIRBIRLAR GEZİYOR SEYAHAT BLOG